09 Şubat 2014

Bakımsal Açılımlar: Allık Nasıl Sürülür?

İşten çıkmışım, isabetli biçimde trafiğe takılma riskini göze alamayarak, iş çıkışı saatleri metrobüs işkencesi çekerek uçağımı ucu ucuna yakalamışım. Koltuğa oturduğum anda tek istediğim şey uykuya dalmak olduğu için gözlerimi kapatıyorum; ama yanımda oturan iki kadının konuşmaları ilgimi çektiği için bir türlü uykuya dalamıyorum, sonunda uykudan vazgeçip bir kahve söylüyor ve elime Skylife'ı alıp okuyormuş gibi yaparak onları dinliyorum. 

Eğitimli, kariyer peşinde koşan kadınlar olmadıklarını anlamak için on dakika yeterli, hayattaki önemli kaygılarından biri yeterli sayıda it-bag'e sahip olup olmadıkları çünkü. İlişkiler dedikodusu yapılırken, bir tanesi ilk ve ikinci hamileliğinden söz ediyor. Bakakalıyorum, kadının vücudunda bir gram fazlalık olmadığı gibi, kendinden vazgeçmiş bir anne profili çizemeyecek kadar ışıl ışıl ve matrak. 

Sonra uçuşun yarım saatinden uzun bir süresi bakımsal konular hakkındaki hararetli tartışmaları ile geçiyor. İpek kirpiği neresi iyi yapıyor, ay orası pahalı, şurası daha iyi... Kaş doldurmayı kim yaparsa yapay duruyor, kimin eli hafif... Botoksu ne sıklıkta yaptırıyorsun, kime gidiyorsun... Ay dudak dolgumu bilmem kime yaptırdım, dayak yemişim gibi patlak patlak oldu... 

Ben böyle şeyleri hiç bilmiyorum! Resmen yanlarında ergenliğe yeni adım atmış da sütyeninin arkasını açıp kapaması otuz dakika süren kızlar gibiyim! 

Uçağın inmesine yakın sehpahalarını indirip makyaj malzemelerini dizmeye başlıyorlar ve on dakika içinde öyle güzel bir makyaj yapıyorlar ki kendilerine, aklım çıkıyor. 


"Bunlar kadınsa ben neyim?" isyanıyla kendime bakmak için neler yaptığımı düşünmeye başlıyorum. Az uyku, kötü beslenme, bol alkol ve sigara var elde. Kuaföre gidişlerim ayda bir dip boya yaptırmak için, hatta bazen ona bile fırsat bulamayıp evde kendim sürüveriyorum Loreal 8.1'imi... Altı ayda bir de cilt bakımı yaptırıyorum. Hepsi bu! O an yüzleşiyorum ki ben nemlendirici sürmekten başka da bir bok yapmıyorum/ yaptırmıyorum bakım namına! Komik ama benim bir fondotenim bile yok.

Kaşı çıkmayan, saçları çıldırmayan ve yaptığı şahane röfle altı ay giden kuaföre sahip şanslılardan olmasam durumum oldukça vahim olabilirmiş...

Bakım olayını çözsem oldukça daha iyi görünebilirim demek ki, bu yüzden o an karar veriyorum, bu gidişatı değiştirmeye. 

Tabii bakım olayları söz konusu oldu mu, iki büyük mesele var: zaman ve para. Benim için ciddi sıkıntı yaratabilecek olanı, zaman. Hafta içi ben işten çıktığımda her şey için çok geç oluyor. Haftasonu da sevgilime, gezmeye, keşfetmeye harcayacak zamanımı da kuaförde, güzellik salonlarında heba etmek hiç bana göre değil.

"Eee, noldu bakım işi darling, vaz mı geçtik?" diyorum ertesi hafta banyodan çıkmış aynanın karşısında dururken. Düşünüyorum, hayatta olmaz, hiç bir şeyden eksik kalmaya dayanamam ki ben. "Kendi kendime yapabileceklerimden başlayayım, gerisine sonra bakarız." diyorum aynadaki yansımama, şimdilik anlaşıyoruz.

Haliyle artık burada dişi-sel başlığı altında yepyeni bir konu da sizi bekliyor: Denediğim, etkisini gördüğüm bütün bakımsal hadiseler burada olacak, hep birlikte ışıldamaya başlayalım! (Yeterli gazı verdiysem başlıyorum :))

Yazın bronzken her şey şahane, hiç makyajsız, bir ruj ile harika görünebiliyor insan; ama kış günleri ölü surata bir renk katmak için allık şart. Allığın rengi kötüyse ve daha da fenası sürmeyi bilmiyorsanız, inanılmaz çok makyajlı ve kötü; tam tersine allık rengi güzel ve doğru sürülmüşse doğal ve canlı görünüyor insan.

Doğru rengi bulmanın formülünü henüz bilmiyorum, deneme yanılma aşamasındayım; ama sürmeyi öğrendim. Hatta ofiste öğrendiğim bilgiler ışığında bir work-shop yaptım, bu yöntemi uygulayan herkes elde ettiği sonuçlardan oldukça mutlu mesut.



Öncelikle aynanın karşısına geçin, kulağınızın üst kısmından ve alt kısmından burnunuza doğru giden çizgilerle bir üçgen hayal edin. İşte burası allığı sürmeniz gereken yer. Sadece burnunuzun iki parmak yakınına kadar gitmeyeceksiniz. O zaman doğal görüntüyü kaybediyorsunuz.

Sürerken de fırçanızı önce yukarıdan aşağıya hareket ettireceksiniz. Eğer ki burnunuzdan kulağınıza doğru sürerseniz lekeli bir görüntü elde etmeniz daha olası.

Yukarıdan aşağı allığı sürdükten sonra, fırçanıza allık sürmeden, kulağınızdan burnunuza doğru hareketlerle allığı iyice yedireceksiniz. Bu hareketi ne kadar tekrarlarsanız o kadar kalıcı olurmuş.

Eğer ki yüz şekliniz çok yuvarlaksa, allığı biraz daha yukarı şakaklara doğru sürmeniz, yuvarlak değilse şakaklara kadar çıkmamanız gerekiyor.

En sonunda da fırçanızı kaşlarınızın en uç kısmına ve kulak memenizin altına dokundurursanız daha canlı görünürmüşsünüz.

Bir de bana sorarsanız, bronz değilken ve gündüz simli allıklardan kaçının, tercihinizi matlardan yana yapın. Çok daha doğal ve havalı görünüyor.

Önce ve sonra fotoğrafı adettendir diyorum. Tabii ki iki fotoğraf arasındaki tek fark allık değil, gülümsemek de büyük bir faktör. Botoks da icat edildi, endişelenmeden gülümsemeyi unutmayın! :)

Haydi bakalım önce ayna karşısına, sonra da teşekkürlerinizi veya daha güzeli başka bakımsal püf noktalarınızı paylaşmak için aşağı yorumlar kısmına :))

Işıl ışıl kalın!


7 yorum:

Adsız dedi ki...

Ben de bakıma fazla vakit bulamadığım ama gerekli olduğunu bildiğim için cuma günü enerjik iken tüm vücut, saç-baş, maskeler, kıl-tüy ve diğer gereken her şeyi halledebiliyorum, ama sadece cumaları bu bana bir yük gibi gelmiyor bir de kişisel bakım merkezleri çok cici olduğundan da zevki artıyor :)

Arzu dedi ki...

Bırak dağınık kalsın! Gözlerin ışıldıyorsa senden güzeli yok!

Begüm dedi ki...

Benden yaşca küçük kızların deli gibi makyaj yapıp ortalarda havalı havalı yürüdüklerini görünce "Bunlar kadınsa ben neyim?" hissini yaşıyorum :)

Deniz evin İrdem dedi ki...

Ahh Sezen bazen deli gibi makyaj yapmış olmasına rağmen çok doğal duran hatunları görünce bende çok özeniyorum ama sonra bakıyorum ki bazıları da hiç beceremiyor aman diyorum ya beceremiyenlerden olursam :))

unit yazılım dedi ki...

Çok güzel ya

Eticaret4

Adsız dedi ki...

Ay çok şekersin hele dergi okuyormuş gibi yapıp yanındakileri dinlemene bayıldım hihih

Serap G. dedi ki...

kızlaarr http://www.sebibebi.com/ sebiyle yeni karşılaştım. Eyeliner sürmeyi beceremeyen ben artık sürebiliyorum! size de bu siteyi tavsiye ediyorum.. güzel kalın

Pinterest'im

Instagram'ım