14 Temmuz 2014

Turistik Berlin Rehberi ve DJ eşliğinde bit pazarı

Berlin'de iki gün boyunca alternatif mekanları, graffitileri, hikayeleri kovaladıktan sonra, son günümüzde biraz değişiklik yapmaya karar veriyoruz. DSW'den aldığım ayakkabıları her giydiğim her gün, burayı bana tavsiye ettiği için kendisine bir kere daha teşekkür ettiğim mericki'den bir Berlin tavsiyesi geliyor: What do you fancy love?

Mekanın adı şahane ve tavsiyeyi veren kaynak güvenilir olunca, sabah kahvesini burada içmek için düşüyoruz yola. İstikametimiz Kurfurstendamm. (namı diğer, Ku'damm) Şehrin doğu ve batı olarak ikiye bölünmüş olduğu yıllarda, Batı'nın havalı yüzü olan bu bölge, ekonomik bir merkez haline geliyor ve ekonomik bir güç göstergesi oluyor. Duvarın yıkılmasıyla birlikte eski önemini kaybederek, popülerliği Mitte bölgesine kaptırsa da, 3,5 kilometre uzunluğundaki bu cadde, geniş kaldırımları, havalı ofis binaları ve mağazaları ile hala oldukça işlek bir bölge.


What do you fancy love da, bu caddeyi kesenlerden Knesebeckstrasse'de 68 numarada yer alıyor. Kahvaltı olarak çok fazla seçenek sunmamakla birlikte, taze meyve suyu konusunda çok eğlenceli isimleri olan sağlam bir menüsü var. Güne başlarken sağlıklı bir biçimde enerji toplamak için harika bir seçenek olabilir.


Buraya kadar gelmişken, metroya atlayıp 1936 yılında Olimpiyata ev sahipliği yapmış olan Berlin Olimpiyat Stadyumu'na (Olympiastadion) gidebilirsiniz. Burası aynı zamanda Hertha BSC'nin evi, bir de mağazası var. Her türlü forma, hediyelik eşya, koleksiyonluk ıvır zıvır bulmak mümkün. Stadın içini de müze gezer gibi gezebiliyorsunuz.





Berlin'de günlerden pazarsa, uğramanız gereken bir adres de Mauer Park'ın Bernauer Strasse ile kesiştiği kısımda kurulan bit pazarı.



Bernauer Strasse'nin tarihi bir önemi de var. Berlin duvarının olduğu dönemde, buradaki evlerin bulunduğu cadde Batı Berlin'e aitken, camları Doğu Berlin'e bakıyormuş ve bu nedenle camları tuğla ile örülmüş. Doğu'dan Batı'ya kaçmak isterken üçünü kattan atlayan ve hayatını kaybeden Ida Siekmann olayının yaşandığı yer de tam olarak bu cadde. 



Bu olayın aksine bu gün çok canlı ve hareketli bir yere dönüşüyor pazar günleri. Berlin sokakları bomboş, mağazalar kapalıyken, insanlar burada toplanıyor, pazar alışverişi yapıyor, parkta takılıyor, canlı gösteriler yapılıyor, uçurtmalar uçuruluyor...


Ben pazarlara bayılıyorum, gittiğim her şehirde de günlerim uyarsa mutlaka pazarlara uğramaya çalışıyorum. Bu güne kadarki hala en favorim olan pazar Roma'daki Porte Portese.

Berlin'deki pazarda satılanlar hiç ilgimi çekmedi; ama bu pazarda başka hiçbir şehirde görmediğim bir şey var: DJ! Pazarın ortasındaki bir avluda, masalarda oturup, bir şeyler yiyip, biranızı içip, Minimüzikol'de çalsa çılgınlar gibi dans edeceğiniz kadar iyi bir DJ eşliğinde pazarda takılabiliyorsunuz.


Günlerden pazarsa mağazalar kapalı tabii, ama başka günlerde Mitte'deki Neue ve Alte (yeni ve eski) Schönhauser Strasse'de nefis butiklerin tadını çıkartabilirsiniz.




Analog meraklısıysanız Fotoimpex'i kesinlikle atlamamanız lazım. Meraklıyım, ama Berlin'e yolum düşmüyor ki, derseniz de online sitesi için tık!



Tabana kuvvet biraz daha yürürseniz Müze Adası'na (Museuminsel) ulaşabilirsiniz. Spree Nehri üzerinde bulunan bu alan, 1999 yılından beri Unesco Dünya Mirasları Listesi'nde yer alıyor. Altes Museum, Neues Museum, Alte Nationalgalerie, Boda Müzesi ve Pergamon burada gezebileceğiniz müzeler.


Benim Berlin'de en sevdiğim tarihi bina ise, 1700'lerde Barok tarzında tasarlanan, 1822'de neo-klasik bir yapıda yeniden düzenlenen ve daha sonra neo-barok bir yapılanmaya gittikten sonra, 2. Dünya Savaşı'nda büyük hasar görerek yeniden tasarlanan Katedral (Dom).





Berlin Katedrali'nin oradan başlayan Unter den Linden, bence en romantik sokak adı: Ihlamur Ağaçlarının Altında. Humbold Üniversitesi ve Humbold Heykelleri de bu caddenin üzerinde yer alıyor.

Yorulduğunuz zaman soluklanabileceğiniz harika bir adres de var burada: 42 numarada yer alan Cafe Einstein. Aynen Milano'daki Galleri Vittorio Emanuele'deki gibi, önlüklü bir kaç dil konuşan tiril tiril garsonlar servis yapıyor. Sokağa atılan masalarda oturup caddeden geçenleri izleyebileceğiniz gibi, içeride oturup yıllar öncesindeymiş gibi tarihi binanın tadını da çıkartabilirsiniz. İnanılmaz lezzetli bir klüp Sandiviç ve Bloody Mary eşliğinde dinlenmeye hiçbir zaman hayır denemez galiba.

Caddeyi takip ederseniz Berlin duvarının yıkılışının sembolü olan Brandenburger Tor ile ölen Yahudileri anmak için yapılan yan yana 2.700 siyah mezar taşından oluşan Holocaust-Mahmnal'ı da ziyaret edebilirsiniz.


Berlin'de bir turistik gezinin olmazsa olmazlarından biri de Checkpoint Charlie. Doğu ve Batı Berlin arasındaki bu geçiş noktası, yalnızca yabancılar, askerler ve büyükelçiler tarafından kullanılabiliyormuş. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyet ve ABD askerlerinin, burada, 16 saat boyunca tek bir kurşun atmadan karşılıklı beklemelerini temsilen bir tarafında ABD ve bir tarafında Sovyet askerinin fotoğrafı olan bir tabela bu sokağın başında hala ziyaretçileri karşılıyor.


Ve tabii Berlin'e gelmişken sokaklarda anlamsızca dolanmaktan ve kaybolmaktan da çekinmeyin. Nasıl olsa harika bir metro ağı var, kaybolduğunuzda herhangi bir metroya atlayıp tekrar yolunuzu bulabilirsiniz.



5 yorum:

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam ,oğlum aylığına Berlin'e gecek eğer kazanısa 6 ay daha kalak. Merakla yazınız okudum .İnşallah ben de gidersem bana yazınız rehber olur.Sevgiyle kalın.

parıldayan çiçek dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
züleyha kirkpinar dedi ki...

Keşke Berlin'e gitmeden önce bu yazını okuyabilseydim

E.Sezen Türker dedi ki...

Parıldayan Çiçek,
Boool şans olsun o zaman kendisine, umarım kalır, çok güzel çok karakterli şehir Berlin.

Züleyhacım,
Çok tatlısın!* :) Kimbilir, belki yeniden yolun düşer, benim de bunlar 2. gidiş keşiflerim oldu...

bora yıldız dedi ki...

Dom kilisesinin giriş ücreti ve soykırım müzesinin alakasızlığına bir türlü anlam veremedim. Onun dışında doğası ve ulaşım ağıyla muhteşem bir şehir... Gidecek olanlar lütfen ismi KİNG olarak başlayan dönercilerden döner yemeyin terör örgütünün para kaynaklarındandır.

Pinterest'im

Instagram'ım