26 Nisan 2015

Wolfgang Puck ile Spago'da lezzette zirve bir akşam

Geçtiğimiz bir ayın çoğunu Balkanlar'da lezzet ve keşif peşinde koşturarak geçirirken, İstanbul'da olup bitenlerden biraz uzak kaldım. Ama bir şey vardı ki, kaçırsaydım üzülürdüm: Wolfgang Puck'ın İstanbul'a gelişi ve Spago'nun akıllara zarar, mideye ziyafet lezzetleri...



Nişantaşı'nda Mim Kemal Öke Caddesi'nde bir süredir devam eden inşaat sona erdiğinde, karşımıza tam köşedeki nefis konumu ile beş yıldızlı St. Regis İstanbul çıktı. Mim Kemal Öke'yi Maçka'ya bağlayan kısımda oldukça elegant bir binanın gözümüzü şenlendirmesi elbette ki güzel; ama hali hazırda, İstanbul'da evi olan bizler için asıl ilgi çekici olan ise, teras katındaki açılan Spago Restoran oldu.

Spago, Wolfgang Puck'ın imzasını taşıyan bir restoran. Wolfgang Puck ismi sizi heyecanlandırmadıysa birkaç ipucu vereyim: Kendisi 1995 yılından beri Oscar törenlerinin resmi aşçısı, iki Michelin yıldızı var, ayrıca Şirinler filmini seslendirmek gibi işler de yapan çok yönlü biri. 


St. Regis'in terasındaki Spago ise, Amerika dışındaki ilk Spago. Terasa çıktığınızda İstanbul'a harika bir tepeden bakış sunan manzaraya, upuzun bir bar ve çok romantik sarı loş sayılabilecek bir ışık eşlik ediyor. Personel o kadar harika İngilizce konuşuyor ki, kendinizi pekala seyahatte harika bir yemek molası vermiş gibi hissedebilirsiniz burada.


Wolfgang Puck'ı beklerken, "Ne içersiniz?" sorusuna cevaben kokteyl menüsünü istiyoruz. Menünün tasarımı ne kadar sade ve klasik ise, içeriği de inadına o kadar farklı ve eğlenceli.




Alkollülerden Show Me Love, alkolsüzlerden yaseminli Looking For Love içmek İstanbul'da yapılacak 100 şey listesine girer, o kadar iddialıyım, mutlaka bir yolunu bulup bunları tadın. 


Hatta bir adım daha ileriye gidip şunu diyeceğim, Nişantaşı'nda kokteyl içmeye niyetliyseniz, buradan başka hiçbir yere gitmeyin. Manzara, otelin terasında olması da cebinizi korkutmasın, diğer yerlerden çok farklı değil kokteyl fiyatları.




Sıra geliyor yemeklere. Miso külahlarının içinde gelen acılı tuna tartar, somon fümeli pizza, peynir yatağında ıstakoz ve kral yengeç, buharda pişmiş Hong Kong usulü levrek, peynirli patates püresi ile servis edilen fillet migron steak tadıyoruz. Hepsi sunum olarak çok şık geliyor ve gerçekten hepsi lezzetli; ama benim favorilerimi sorarsanız, liste başını füme somonlu pizza çekiyor.




Füme Somonlu Pizza, buranın en meşhur spesyallerinden. Sadece öğlenleri servis edildiğini belirteyim. Çıtır çıtır bir hamur üstünde, krem peynir, somon füme ve biraz turuncu havyar ile gerçekten inanılmaz lezzetli.



Biber soslu, Fillet Migron Steak'in yanında, çektikçe uzayan peynirli ve maydonozlu bir püre servis ediliyor ve gerçekten çok lezzetli.




Mutfağa girip, selfie çektikten ve restoran hakkında genel bir sohbet ettikten ve Wolfgang Spago'nun mütevazılığına hayran kaldıktan sonra, sıra tatlılara geliyor.

Dürüst olmak gerekirse, şeker orucunda olduğum için açıkçası tatlı kısmını pas geçmeyi düşünüyordum; ama o kadar cezbedici ve lezzetlilerdi ki, yemeden duramadım. Tatlılardaki meyve kullanımı tam kıvamındaydı, hepsi tazecik ve oldukça lezzetliydi. Çikolataya düşkünlüğümden, sufleyi diğerlerinden biraz daha kayırabilirim.





Gittiğiniz zaman, servis veya lezzet konusunda hiçbir hayal kırıklığı yaşamayacağınız bir yer arıyorsanız, misafirlerinize İstanbul'da keyifli bir akşam geçirtmek istiyorsanız, sevgilinize sürpriz planlıyorsanız, lezzetli kokteyller peşindeyseniz veya kendinizi bir star hissetmek istiyorsanız, istikametiniz burası olsun. 


Lezzetle kalın!

1 yorum:

Samir Quliyev dedi ki...

Merhaba :)

Önümüzdeki ay, misafirlerim geliyor. Spago olsun o zaman.

Keyifli bir hafta sonları dilerim!

Pinterest'im

Instagram'ım